Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kasım 21, 2008, 02:07:52 ÖÖ

Reklamlar
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
Duyurular: Sitemizde dosyalarınızı 3 yolla paylaşabilirsiniz.
1- Forumda  yeni konu eklerken eklentilere tıklayıp dosya ekleyebilirsiniz.
2- Ana sayfadan dosya ekle'yi tıklayarak dosyalarınızı ekleyebilirsiniz.
3- Dosyalarınızı dersler.net@hotmail.com adresine mail atarak paylaşımı sağlayabilirsiniz.
Paylaşımlarınız için teşekkür ederiz.

Sitemizle ilgili karşılaştığınız sorunları ve görüşlerinizi İLETİŞİM bölümüne yazabilir veya
dersler.net@hotmail.com  adresine mail gönderebilirsiniz.

+  dersforum
|-+  FIKRA-BİLMECE-BULMACA-MASAL-NİNNİ-DUVAR YAZILARI-
| |-+  MASALLAR
| | |-+  Kral Torino
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Yazdır
Gönderen Konu: Kral Torino  (Okunma Sayısı 143 defa)
mehmet
cimbombom
Administrator
süper üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 306



Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Eylül 18, 2007, 06:02:22 ÖÖ »

KRAL TORİNO

Uz denilen bir ülkede Torino adında bir kral yaşarmış. Etrafındaki insanlar ona sürekli gerçek olmayan, övgü dolu sözler söylermiş. Kral da bunlara inanır, mutlu olurmuş.

Kralın boyu biraz kısaymış. Başında da hiç saçı yokmuş. Bu durumu sadece ayakkabıcısı ve terzisi bilirmiş. Her zaman yüksek ökçeli ayakkabılar giyer, başına da süslü şapkalar takarmış. Kral Torino, sarayında eğlenceler düzenlemeyi çok severmiş.

Günlerden bir gün ülkesinin bilim adamlarına ve sanatçılarına bir davet vermek istemiş. Ayakkabıcısını huzuruna çağırtmış.
– Yeni bir ayakkabı istiyorum. Ökçesi her zamankinden daha yüksek olsun, demiş.
Ayakkabıcı;

– Kralım, yüksek topuklar ayaklarınızı ağrıtabilir, demiş.
Ayakkabıcı, kralı düşünerek ona iyilik etmek istemiş ama kral;
– Ağrıyacak ayaklar benim! Sen ne diyorsam onu yap! diye bağırmış.
Davet gününde konuklar saraya gelmiş. Çalgılar çalmaya başlamış. Kralın soytarısı misafirleri kahkahaya boğmuş. Bu sırada davula üç kere "Güm, güm, güm!" diye vurulmuş. Ortalığı bir sessizlik kaplamış. Tellal eliyle kralı göstererek;
– Kralımız Torino! diye bağırmış.

Kral, ihtişamlı kıyafetiyle ortaya çıkmış. Parlak ayakkabıları ve gösterişli şapkasıyla dikkat çekiciymiş. Bütün davetlilerin gözü kralın üzerindeymiş. Kral merdivenleri inerken ne olduysa olmuş, paldır küldür yere yuvarlanmış. Ayakkabıları ayağından, şapkası başından çıkmış.

Ayakkabıcısı, hemen yanına koşarak ona ayakkabılarını giydirmiş. Terzisi de bozulan elbisesini düzeltmiş. Şapkasını başına takmasına yardımcı olmuş. Kral hiçbir şey olmamış gibi misafirlerine;

– Hoş geldiniz, sizi burada görmek ne güzel! demiş.
Konuklar arasında fısıldaşmalar başlamış.

– Kralın boyu da ne kadar kısaymış. Üstelik başı da kelmiş, demişler.
Bu sözleri duyan kral kendisini çok kötü hissetmiş. Ama söylenenleri duymazlıktan gelip misafirleriyle ilgilenmeye çalışmış.

Sarayın en değerli bilim adamlarından Kiril, kralın üzüldüğünü hissetmiş. Huzuruna kadar gelmiş.

– Saygı değer kralım! Bazen etrafımızdaki insanlar bizim duymak istemediğimiz şeyleri söyleyebilir. İnsanların çoğu yüzünüze gülüp arkanızdan dedikodunuzu edebilir. Önemli olan başkalarının ne söylediği değil sizin ne hissettiğinizdir, demiş.
Kral Torino öfkeyle;

– Sen ne hakla benimle böyle konuşursun? Unutma ki ben bir kralım. Kıyafetlerimi görmüyor musun? Bunları ancak benim gibi bir kral giyebilir.
Bilge Kiril kendinden emin bir tavırla;

– Güzel ayakkabılar, süslü şapkalar... Bunların hepsi de geçicidir. Saygıdeğer kralım! İnsan pahalı kıyafetler giyerek üstün olamaz. Üstünlük iyi insan olmaktadır. Bilgili olmak, bilgilerini başkalarının yararına kullanmaktadır, demiş.
– Ne yani, şimdi ben sıradan biri gibi giyinsem insanlar benimle ilgilenecek mi? diye sormuş kral.

Kiril;

– Saraydakileri bilmem. Ama sizi önemseyecek insanları tanıyorum, diyerek krala halkın arasına çıkmayı teklif etmiş.
Kral bu teklifi kabul etmiş. Bilge Kiril;
– Bu kıyafetle halkın arasına çıkamazsınız. Önce giysilerinizi değiştirmelisiniz. Halktan biri gibi olmalısınız, demiş.

Az sonra sarayın gizli çıkışından birlikte sokağa çıkmışlar.

Kral ve Kiril sokaklarda, pazar yerlerinde, hanlarda, hamamlarda gezmişler. Halkın arasına karışıp sohbet etmişler. İnsanlar onun kim olduğunu bilmiyormuş. Ama ona çok sıcak davranıyorlarmış.

Kral Torino halkının arasında gezerken bir şey fark etmiş. Hiç kimse hâlinden şikâyetçi değilmiş. Fakat tek bir şikâyetleri varmış. O da krallarının kendilerinden uzak yaşamasıymış. "Keşke arada sırada da olsa yanımıza gelse. Hâlimizi hatırımızı sorsa." diyorlarmış.

O gece kral halkının arasında olmaktan gerçekten çok mutlu olmuş. Üstelik giydiği giysileri de hiç kimse önemsememiş. Onunla herhangi bir insan gibi ilgilenmiş, güler yüz göstermişler. İşte o gün Kral Torino, Bilge Kiril`in ne demek istediğini anlamış. Sık sık halkın arasına karışıp onların dertlerini dinlemiş.
Logged
Sayfa: [1] Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.082 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu